11:38:49 / 19.11.2017 
5 Ocak'ta gol çok kazanan yok   |   Ev kiralama bahanesiyle dolandırıcılık   |   Sanatseverler Çukurova’da buluştu   |   Bir araçta 'Artemis' heykeli bulundu   |   Bakan Elvan iş adamları ile buluştu   |   Bakan Elvan, Adana'da   |   Bar sahibi kadın öldürüldü   |   Girişimcilik Zirvesi Adana’da   |   Kuraklıkla mücadele seferberliği   |   Adana'da 'Bylock' operasyonu   |  
ANA SAYFA
   Adanahaber Özel
   Adana Güncel
   Ulusal Gündem
   Bölge Haberleri
   Ekonomi
   Dünya
   Siyaset
   Spor
   Sağlık
   Polemik
   Eğitim
   Bilim - Teknoloji
   Dini Hayat
   Kültür & Sanat
   Medya - Makale
   Künye
   Adana Tarihçesi
   Linkler
   Adana Protokol
   Video Galeri
Foto Galeri
Arşiv Arama
Tüm Haberler
ÇOK OKUNANLAR
ÇÜ Balcalı hastanesi devrediliyor
AVM'de bıçaklı saldırı
Adnan Oktar'dan Başkan Sözlü'ye
Kıskanç adam karısını öldürdü
Tamirci cinayetinde 'tecavüz' iddiası
24 saatte aynı yerde 3 kişi boğuldu
Adana'da toplu taşımaya zam
Tartışma kanlı bitti
Genç adam evinde ölü bulundu
Cezaevi firarisi yakalandı
 ÇOK YORUMLANAN
CHP'li Barut'tan Büyükşehir'e sert eleştiri
Adana'da toplu taşımaya zam
Alemdar Öztürk görevden uzaklaştırıldı
Satıcılarla zabıtalar birbirine girdi
Adnan Oktar'dan Başkan Sözlü'ye
Sözlü'den istifalara yorum
Duran'dan Yeni'ye davet
Bayram Akgül'den öz eleştiri
Adnan Menderes Bulvarı asfaltlanıyor
Adana'da at mezbahanesine baskın

EMAİL ADRESİNİZ

Google
Web adanahaber
 

Adana, 1.591.518 nüfusuyla Türkiye'nin İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa'dan sonraki 5. büyük şehridir. Şehir merkezi, güney Anadolu'da Akdeniz'den 30 km içerde Seyhan Nehri'nin üzerinde bulunmaktadır. Adana ilinin idari merkezidir.


Doğudan batıya 100 kilometre boyunca uzanan Adana-Mersin Büyükşehir Bölgesi, 2.87 milyon nüfusuyla Mersin, Tarsus, Adana ve Ceyhan şehirlerini kendisine dahil eder. Türkiye'deki dördüncü büyük metropolit alan olup ülkenin önde gelen bir ticaret ve kültür merkezidir.

Adana'nın merkezi; Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay illerini kapsayan coğrafi, ekonomik ve kültürel bir bölge olan Çukurova'nın merkezinde bulunur. Yaklaşık 5.62 milyon insana ev sahipliği yapan bölgenin büyük bir bölümü, tarıma oldukça elverişli, geniş ve düz bir alandır.

 
Etimoloji
Birçok kaynağa göre Adana ismi Hitit İmparatorluğu egemenliğindeki Kizzuvatna krallığının Adanya URU adlı şehrinin isminden türemiştir. Başka iddialar ise ismin; Mısır'dan gelip Yunan şehri Argos'a yerleşen mitolojik Yunan kabilesi Danaoi ya da efsanevi karakter Danaus'la ilgili olduğu şeklindedir.

Danaja adındaki bir ülkeyle bağlantılı olan erken Mısır metinleri Thutmosis II (MÖ 1437) ve Amenophis III (MÖ 1390-1352)'dan kalan yazıtlardır. Miken Uygarlığı'nın çöküşünden (MÖ 1200) sonra Ege'deki bazı mülteciler Kilikya sahillerine gitmişlerdir. Dananayim ya da Danuna sakinleri; Ramesses III hükümdarlığı sırasında MÖ 1191 yılında Mısır'a saldıran bir grup denizci olarak tanımlanır. Denyen ise Adana şehrinin sakinleri olarak bilinir. Ayrıca söz konusu ismin PIE dilinde da-nu (nehir) Dana-na-vo (nehir kenarında yaşayan insanlar) (İskitli göçmenler) ve Rigveda (Danavas)'da yaşayan iblisler ile bir bağlantısı olması mümkündür.

Homeros'un İlyada'sında şehir Adana olarak anılır. Helenistik dönemde Klikya'daki Antiohya (Yunanca: Ἀντιόχεια τῆς Κιλικίας) ya da Antiochia ad Sarum (Yunanca: Ἀντιόχεια ἡ πρὸς Σάρον; "Sarus üzerindeki Antiohya") olarak da bilinirdi. The Helsinki Atlas editörleri Adana'yı geçici olarak Quwê olarak tanımlamışlardır (çünkü çivi yazısı kitabelerinde o şekilde belirtilmiştir). İsim bazı kaynaklarda aynı zamanda Coa olarak da gösterilir ve Kitab-ı Mukaddes'te belirtilen Kral Süleyman'ın atlarını temin ettiği yer olduğu yönünde yaklaşımlar bulunmaktadır. Şehrin Ermenice ismi Ատանա Atana ya da Ադանա Adana 'dır.

Bir antik Grek-Roman efsanesi'ne göre Adana ismi kökenini; Seyhan Nehri (Sarus) yakınlarında bir yere gelip Adana'yı kuran Uranus'un iki oğlu Adanus ve Sarus'tan almaktadır. Şehrin ismine ilişkin daha eski bir efsaneye göre ise Akad, Sümer, Babil, Asur ve Hitit mitolojileri tarafından ormanın yakınlarında yaşadığına inanılan ve Tesup veya Ishkur olarak da bilinen gök gürültüsü tanrısı Adad'ın ismi bu bölgeye verilmiştir. Bu savı kanıtlayan Hititlilerin isimleri ve el yazmaları o bölgede bulunmuştur. Bu teori Gökgürültüsü Tanrısı'nın çok fazla yağmur getirmesi ve bu yağmurun bölgeye büyük bir bolluk sağlamasından beridir devam eder. Bu tanrı yörenin sakinleri tarafından sevilir ve saygı duyulurdu. Onun şerefine, söz konusu bölge "Uru Adaniyya;" diğer bir deyişle "Adana Bölgesi" olarak anılmaya başlanmıştır.

Coğrafya
Adana, tarihte Batılılar tarafından daha çok Klikya olarak bilinen Çukurova'ya bir giriş kapısı olarak hizmet eden Akdeniz'in kuzeydoğu kenarında bulunmaktadır. Bu geniş düzlük Toros Dağları'nın güneydoğusu boyunca uzanır.

Adana'dan Çukurova'nın batısındaki Tarsus'a giden yol Toros Dağları eteklerindeki tepelerden geçer. Sıcaklık, her yükseltileyle beraber düşer, çünkü yol yaklaşık olarak 4000 m'lik bir rakıma ulaşır ve kayalıklı bir geçit olan Gülek Boğazı'ndan geçer ve İç Anadolu düzlüklerine doğru devam eder.

Şehrin kuzeyini hidroelektrik santrali ve 1956 yılında yapımı tamamlanan Seyhan haznesi kuşatır. Baraj hikroelektrik kuvveti için yapılmış olup alçak Çukurova düzlüğünü sulamak amaçlıdır. Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer. Yüreğir ovasını sulama amaçlı yapılan başka bir kanal da bulunmaktadır.


İklim
Adana, tipik Akdeniz iklimine sahiptir. Kışları ılık ve yağışlı; yazları ise sıcak ve kuraktır. En yüksek sıcaklık 8 Temmuz 1978'de 44.0 °C olarak ölçülmüştür. En düşük sıcaklıksa 30 Ocak 1980'de −4.2 °C olarak kayıtlara geçmiştir.

 
Tarihçe
Adana'nın tarihçesi 3,000 yıl kadar öncesine dayanmaktadır; bölgedeki arkeolojik bulgular Paleolitik Çağ'a değin uzanan insan yerleşkelerini gün yüzüne çıkarmıştır. Arkeolojistlerin taş bir duvar ve bir şehir merkezi buldukları Tepebağ Höyüğü Neolitik Çağ'da inşa edilmiştir ve Çukurova bölgesindeki en eski şehir olarak düşünülmektedir. Adana isminde bir yer Sümer destanlarından biri olan Gılgamış Destanı'nda söz edilmektedir; ancak bu çalışmanın coğrafyası sözü geçen yerin konumunu belirlemek için çok muğlaktır.

Hattuşaş (Boğazkale)'de bulunan Hitit Kava yazıtlarına göre Kizzuwatna, MÖ 1335 dolaylarında Hititlilerin koruması altında Adana'yı yöneten ilk krallıktı. Aynı zamanda şehir Uru Adaniya ve sakinleri ise Danuna olarak anılırdı. MÖ 1191-1189'a rastlayan yıllarda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşüyle başlayan batı kaynaklı akınlar ovanın denetiminin çok sayıda küçük çaplı krallıklara geçmesine neden olmuştur, akabininde de Asurlular, MÖ 9. Yüzyıl; Faslılar, MÖ 6. Yüzyılda MÖ 333'te Büyük İskender; Selevkoslar; Kilikya korsanları; Romalı devletadamı Pompey; ve Kilikya Ermeni Krallığı (Kilikya Krallığı) bölgenin denetiminde söz sahibi olmuşlardır.

Adana'nın tarihçesi özü itibariyle Tarsus'un tarihçesiyle bir bağlantısı vardır; Seyhan Nehri'ne komşu olan bu iki şehrin konumu nehir tarafından değiştirildiğinden bu şehirler sıklıkla aynı kent olarak anılır ve ismi de asırların seyrine göre değişmiştir. Romalılar döneminde Adana'nın göreceli olarak az bir önem arz etmekteydi ve bu sıralarda bölgenin metropolü konumunda Tarsus bulunmaktaydı. Gnaeus Pompeius Magnus devrinde ise şehir Kilikya korsanları için bir hapishane olarak kullanılmıştır. Birkaç yüzyıl sonra şehirde doğuya giden Roma askeri yolu üzerinde yerel bir istasyon kurulmuştur. MS 395'te Roma İmparatorluğu'nun kesin çöküşünün ardından bölge Bizans İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiş ve muhtemelen Julianus'un hükümdarlığı zamanında gelişmişti. Büyük köprülerin, yolların, hükümet binalarının, sulama ve fidanlıkların inşasıyla beraber Adana ve Kilikya bölgenin en önemli ve gelişkin ticaret merkezi haline gelmiştir. Özellikle Kilikyalılar devrinde Ayas (bugünkü adıyla Yumurtalık) ve Kozan (eski adıyla Sis) bölgedeki diğer büyük şehir ve yönetim merkezleriydi.

Orta Çağ
7. Yüzyılın ortalarında şehir Araplar tarafından ele geçirilmiştir. Arap kökenli bir kaynağa göre şehrin ismi Yazene'nin torunu Ezene'den gelmektedir.

Bizans 964'te Adana'yı yeniden ele geçirmiştir. 1071'de Alp Arslan'ın Malazgirt Meydan Muharebesi zaferinin ardından Selçuklular Bizans İmparatorluğu'nun büyük bir kısmını hakimiyeti altına almıştır. 1071 yılından bir süre önce Adana'ya ulaşıp şehri ele geçirmişlerdir; ve 1097'de Birinci Haçlı Seferi önderi Tancred Adana'yı ele geçirene kadar şehri ellerinde tutmuşlardır.


1132 yılında I. Levon komutası altındaki Kilikya Ermeni Krallığı tarafından ele geçirilmiştir. 1137'de ise bölgeye Bizans kuvvetlerince el konulmuştur fakat Ermeniler 1170 dolaylarında şehri yeniden hakimiyetleri altına almışlardır. 1268'de şehrin büyük bir bölümünü yıkan şiddetli bir deprem meydana gelmiştir. Deprem sonrasında Adana yeniden inşa edilip 1359'a kadar Kilikya Ermeni Krallığı'nın bir bölümü olarak kalmıştır ancak yapılan bir barış antlaşması sonucu şehir III. Konstantin tarafından Mısır'ın Memlük Sultanı'na devredilmiştir. Memlüklülerin şehre girmesiyle beraber birçok Türk ailesinin Adana'ya yerleşmesine olanak sağlanmıştır. Memlükler tarafından getirilen Ramazanoğulları Osmanlılar Adana'yı ele geçirene dek şehirde hüküm sürmüş Türk ailelerinden birisidir.

Yakın tarih
I. Dünya Savaşı'ndan sonra Adana ve çevresi Fransa tarafından işgal edildi. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı esnasında gösterdiği diplomatik başarı sonucu yapılan 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması ile Fransa, Adana ve çevresinden çekilmek zorunda kaldı (5 Ocak 1922).

II. Dünya Savaşı sırasında (30 Ocak 1943) İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve İsmet İnönü, Adana'ya 23 kilometre uzaklıktaki Yenice'de bir araya gelmiştir. Toplantıda Churchill, Türkiye'nin müttefikler yanında II. Dünya Savaşı'na katılmasını istemiş, ancak İnönü bunu reddetmiştir. Tarihte bu zirve Adana Buluşması olarak bilinir.

1955 yılında Demokrat Parti hükümetinin ABD ile yaptığı anlaşma gereği olarak, Adana'nın 10 km doğusundaki İncirlik Beldesinde NATO Hava Üssü kuruldu. Soğuk savaş yıllarında, 1991 Körfez Savaşı'nda ve 2003 Irak Savaşı'nda etkin olarak kullanılmıştır.

1956 yılında Seyhan Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.

1998 yılında 6.2 şiddetinde bir deprem meydana gelmiştir. Ceyhan Depremi olarak bilinen depremde çoğu Ceyhan'da olmak üzere toplam 145 kişi yaşamını kaybetti.

 


Kronoloji
Luvi Krallığı (MÖ 1900), Arzava Krallığı (MÖ 1500-1333), Hitit İmparatorluğu (MÖ 1900-1200), Asurlular (713-663 BC), Pers İmparatorluğu (MÖ 550-333), Helen Antik Yunan Uygarlığı (MÖ 333-323), Selevkos İmparatorluğu (MÖ 312-133), Kilikya Prensliği (178-112), Romalılar (MÖ 112 -395), Bizans İmparatorluğu (395-638; 964-1071), Abbasiler, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Memlükler, Ramazanoğlu Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu, Türkiye.

Ekonomi
Adana, ilk sanayileşen şehirlerden biri olmuştur. Seyhan Barajı'nın inşasıyla ve tarım tekniklerindeki gelişimlerle beraber 1950'li yıllarda tarımsal verimde büyük gelişmeler yaşanmıştır.

Adana; pamuk, buğday, soya fasulyesi, arpa, üzüm ve narenciyenin büyük miktarlarda üretildiği Çukurova tarım bölgesinin pazarlama ve dağıtım merkezidir. Türkiye yetilen mısır ve soya fasulyesinin yarısını Adana'da üretilmektedir. Türkiye'deki yerfıstığının %34'ü ve portakalın %29'u Adana'da yetiştirilmektedir. Bölgedeki çiftçilik ve tarım kaynaklı şirketlerin çoğu genel müdürlüklerini Adana'da açmıştır.

Tekstil ve deri sanayi Adana'nın üretiminin %29'unu oluşturan büyük sanayi kollarıdır ve bitkisel yağ ile işlenmiş yiyecek üreten tesisler de sayıca fazladır. 2008 itibariyle Adana'da Türkiye'de en üst sıralarda yer alan 500 sanayi firmasının 11'ine ev sahipliği yapar. Otomotiv sanayide Adana'nın en büyük firması olan Temsa'nın 2,500'den fazla çalışana sahip olup yıllık 4,000 otobüs üretmektedir. Marsan-Adana, Türkiye'deki en büyük margarin ve bitkisel yağ fabrikasıdır. Advansa Sasa, 2,650 kişiye istihdam sağlamakta olup Avrupa'nın en büyük polyester üreticisidir. Adana Organize Sanayi Bölgesi'nin 1,225 hektar alan üzerine kuruludur ve küçük-orta ölçekli 300 civarı tesise ev sahipliği yapmaktadır.

 

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi, fuarlara, iş konferanslarına ev sahipliği yapar ve şu anda Çukurova'daki işletmeler için temel buluşma noktasıdır. Akademi yönelik 2000 kişilik Kültür ve Kongre merkezi, 2010 yılında Çukurova Üniversitesi kampüsüne açılmıştır. Hilton International, Seyhan ve Sürmeli otelleri şehrin 5 yıldızlı otelleridir. Sheraton ve Türkmen Otel'inin ise nehrin doğu yakasında inşası sürmektedir.

Adana'da medya ulusal ve yerel acentalar aracılığıyla yürütülmektedir. 1918'de yayınlanmaya başlanan Yeni Adana, Adana'nın en eski gazetelerinden olup hala yayın hayatına devam etmektedir. Ekspres, Toros ve Bölge gazeteleri hem Adana'da hem de Çukurova'da hizmet veren diğer yerel gazetelerdir. Çukurova TV, Kanal A, Akdeniz TV ve Kent TV televizyon yayın şirketleridir. Adana’nın en büyük haber portalı 2005 yılında yayın hayatına başlayan www.adanahaber.com haber sitesidir. Birçok ulusal gazetenin bölgesel yayımcılık merkezi Adana'da bulunmaktadır.

  

Tarım
Alüvyonların getirdiği verimli toprakları nedeniyle senelerdir bir cazibe merkezi olan, ülkenin en verimli ovalarından Çukurova'da buğday, ayçiçeği, zeytin, nar, mısır, narenciye (portakal, turunç, mandalina ve limon), muz, kivi, baklagiller, şekerkamışı, patates,domates, biber, marul, lahana, soğan pirinç, soya, pamuk, üzüm, yerfıstığı, bakla, börülce, fasulye, hıyar, badem, karpuz, kavun, yenidünya gibi birçok ürün üretilmektedir. Üretim klasik sulama sistemlerinden, yağmurlama (damla sulama) teknolojisine geçilmektedir.

Ulaşım
Demiryolu 

Adana'ya ilk demiryolu hattı İngilizler tarafından 1886 yılında kurulmuştur. Adana-Mersin arasındaki hatta günümüzde dizel lokomotifli trenlere ilaveten, raybüs ve dmu tipi hızlandırılmış banliyö trenleri çalışmakta olup, Adana-Mersin arasında günde karşılıklı 27'şer tren sefer yapmakta ve seyahat süresi 45 dakikaya inmiştir. Anahat trenleri olarak ise; İstanbul Haydarpaşa'ya İç Anadolu Mavi Treni; Ankara'ya Çukurova Mavi Treni, Kayseri'ye Erciyes Ekspresi ve Elazığ'a da Fırat Ekspresi yolcu taşımaktadır.

Karayolu
Otoyolla Adana'dan Ankara, Mersin, Gaziantep ve Hatay yönünde ulaşım mümkündür. D-400 Karayolu ve milletlerarası TEM otoyolu ile Adana`ya ulaşılır. Ankara'dan Aksaray, Pozantı üzerinden 472 km, İzmir'den Afyon-Konya-Ereğli üzerinden 873 km., İstanbul'dan Bolu, Ankara, Aksaray-Pozantı rotasıyla 909 km sonra Adana`ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otobüs terminalinden Türkiye`nin her yerine otobüs seferleri düzenlenmektedir.

Havayolu
Şehrin hava ulaşımı, 1937 yılından bu yana Şakirpaşa Havaalanı'ndan sağlanır. İç ve dış hat seferlerinin gerçekleştiği Adana Havaalanı, Türkiye'de yolcu taşınması sıralamasında 7. sırada yer almaktadır. Havaalanı iç hatlardan İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen ile Ankara-Esenboğa, İzmir, Antalya ve Trabzon'a; dış hatlardan KKTC - Lefkoşa ve Almanya'nın bazı şehirlerine direkt uçuşlar düzenlenmektedir. Şehirde ayrıca askerî gayeli olarak kullanılan İncirlik Havaalanı'da bulunmaktadır.

Denizyolu
Adana il sınırları içerisinde milletlerarası petrol ve yük taşımacılığına açık Botaş Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

Şehir içi ulaşım
Şehir ulaşımında, Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri ve özel halk otobüsleri, dolmuşlar ve taksiler kullanılmaktadır. Ayrıca 14 km güzergahı ve bunun üzerinde 13 istasyonu bulunan Adana metrosu, 2010 yılında hizmete açılmıştır. 2007'den bu yana Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri, özel halk otobüsleri ve Hafif Raylı Sistemi/Metroda Kentkart akıllı bilet kartları kullanılmaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi, 229 otobüsten oluşan bir filoyla şehir içinde hizmet vermektedir.

Nüfus ve demografik yapı
Adana'da il nüfusu 1927-2009
Yıl 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 2009 2010
Nüfus 72.000 76.473  100.367 117.642  231.548 289.219 347.454 475.384 574.515 777.554 916.150 1.037.924 1 397 853 1.650.000 1.835.652
 


Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1893 yılında yapılan nüfus sayımı sonucuna göre Adana merkezin nüfusu 70.702 kişidir. Bunun % 82'sini Türkler, %14'ünü Ermeniler, %2'sini Rumlar ve %2'sini katolik oluşturmaktaydı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından gelen yardımlar ve başlayan endüstriyel yatırımlar ile büyüme sürecine giren Adana'nın merkez nüfusu, 2009 yılı TÜİK verilerine göre 1.563.545[16] kişiye ulaşmıştır. Adana nüfusunun %87'si şehirlerde, %13'ü ise köylerde yaşamaktadır.[17]

Mimari
Adana mimarisinin altın çağı 15. yüzyılın sonları ve Ramazanoğulları'nın Adana'yı başkenti olarak seçtiği 16. yüzyıldır. Şehir o dönemde birçok yeni mahallelerin kurulmasıyla beraber süratle büyür. Adana'nın tarihi açıdan dönüm noktası sayılabilecek birçok yapısı bu dönemde inşa edildiği için Memlüklü ve Selçuklu mimarisi Adana'nın mimarlık tarihinde önemli bir yer tutar. Roma-Bizans Devri'nde kalan tek eser Taşköprü olup birkaç kamu binası Osmanlı hükümdarlığı sırasında şehre inşa edilmiştir.

 

Tepebağ'ın tarihi mahallesindeki ilk imar çalışmaları neolitik çağa uzanır. Seyhan Nehri'nin karşısındaki tepede bulunan Tepebağ'ın surlarla çevrilmesinin ardından Taşköprü'nün uzağında kalmıştır. Varlıklı bir Ermeni mahallesi Osmanlı döneminde ortaya çıkmıştır ve Tepebağ şehrin Ermeni mimarisini tarihi evleri ve taşokullarıyla yansıtır. Günümüzde Tepebağ bir arkeolojik parka çevrilmekte olup, arkeolojik kazıların yanında 18. yüzyıldan kalma evler ve kamu binaları restore edilip butik otellere, kafelere ve restoranlara dönüştürülmektedir.

 

Şehrin içinden geçen Seyhan nehri üzerindeki köprülerden en dikkat çekeni 4. yüzyıldan kalma bir Roma köprüsü olan Taşköprü'dür.[18] 2007 yılına kadar motorlu araçlara açık olan bu köprü dünyadaki en eski köprü ünvanına sahipken günümüzde sadece yaya ve bisiklet trafiğine açıktır. Berlin-Bağdat Demiryolu Projesinin bir ayağı olan Demirköprü, 1912'de inşa edilen bir tren köprüsüdür. Şehir merkezinin güneyinde bulunan Regülatör köprü ise nehir suyu için bir regülatör olarak kullanılan bir köprüdür. Aynı zamanda yayalara tahsis edilen üç köprü de bulunmaktadır, bunlar; Seyhan ve Mustafakemalpaşa köprüleri, metro köprüsü ve O-50 otoyolonun köprüsüdür.

 

1882 yılında Adana valisi tarafından inşa edilen Büyüksaat, 32 metre yüksekliğiyle Türkiye'deki en uzun saat kulesidir. Fransız işgali sırasında hasar görmüştür ama 1935'te yeniden inşa edilmiştir ve şehrin armasında sergilenmektedir. Kazancılar Çarşısı, Büyük Saat civarında kurulmuştur.

Ramazanoğlu Konağı, 1495 yılında Halil Bey'in hükümdarlığı sırasında inşa edilmiştir. Üç katlı olan konak hem taş hem de tuğlayla örülmüştür ve Türkiye'deki en eski ev örneklerinden biri olarak kabul edilir. Ramazanoğlu ailesinin yaşadığı yer Harem bölümüdür. Kalıntıları günümüze ulaşamayan Selamlık bölümü ise devlet işlerinin görüşüldüğü yerdi.

Çarşı Hamam 1529'da Ramazanoğlu Piri Paşa tarafından inşa edilmiştir ve Adana'daki en büyük hamamdır. Beş kubbesi bulunan hamamın iç bölümleri mermerle kaplanmıştır. Hamamın inşa edildiği yıllarda değirmen çarkları ve kanallar aracılığıyla hamama su taşınırdı.

Irmak Hamam Seyhan Belediye Binası'nın yanında bulunur ve antik Roma hamamlarının kalıntıları üzerine Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1494'te inşa edilmiştir]. Suyu nehirden geldiği için bu ismi almıştır. Şehirdeki diğer tarihi hamamlar ise Mestenzade Hamamı ve Yeni Hamam'dır.

Sabancı Merkez Camii tarihi bir geçmişe sahip olmamasına rağmen Adana'da en çok ziyaret edilen camidir, bunu sebebi de Orta Doğu'daki en büyük camilerden biri olmasıdır. Osmanlı Mimarisi'ne sadık kalınarak inşa edilen cami 1998 yılında hizmete açılmıştır ve 28,500 kişiye kadar kapasitesi vardır. Caminin altı minaresi bulunmakla beraber bunların dördünün yüksekliği 99 metredir. Kubbesi 32 metre çapındadır ve ibadet alanından 54 metre yüksektedie. Seyhan Köprüsü'nün köşesinde ve Seyhan Nehri'nın batı kanadında bulunmaktadır. Bu sayede geniş bir alandan görülebilmektedir.

1541 yılında Ramazanoğlu devrinde külliye biçiminde inşa edilen Ulu Cami ise medresesi ve türbesiyle Adana'nın en çok ilgi gören ortaçağ mimarisine sahip bir yapısıdır. Pencerelerinin etrafında göze çarpan süsleme sanatlarının yanı sıra camide siyah ve beyaz mermer taşlarına rastlanır. Bunlar iç mekanda kullanılan 16. yüzyıl İznik çiniciliği ile ünlüdür. Minarelerde ise kullanılan dik şemalarla Memlüklerin etkisi görülmektedir.

Asıl olarak St. James'in Klisisesi olarak inşa edilen Yağ Camii daha sonraları 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından camiye çevrilmiştir.[21] İleriki zamanlarda 1525'te Piri Mehmet Paşa tarafından camiye bir minare ve 1558'de de bir medrese eklenmiştir. Camide Selçuklu mimarisi görülmekle beraber cami sarı taştan yapılmış bir kapıya sahiptir.

Abdülrezzak Antaki tarafından 1724 yılında inşa edilen Yeni Camii günümüzde bazı kesimlerce hala Antaki Cami olarak anılmaktadır. Camide memlük mimarisinin etkisi görülmektedir. Cami dikdörtgen biçiminde yapılmıştır ve güney cephesindeki duvarlarda taş işlemeciliği bulunmaktadır.

 


Alemdar Mescidi, Şeyh Zülfi Mescidi, Kızıldağ Ramazanoğlu Mosque, Hasan Aga Camii (16th Century wooden architecture constructed without nails) are some other mosques with historical value.

19. yüzyılda şehrin dört kilisesi vardı: 2 Ermeni, 1 Yunan ve 1 Latin. Bebekli Kilise 1870 yılında inşa edilmiş olup 1915'e kadar bir Ermeni Kilisesi olarak kullanıldı. Günümüzde ise şehrin Romalı Katolik kesimine hizmet vermektedir. Şehir merkezinde 5 Ocak Meydanı'nda bulunmaktadır. Abidinpaşa Caddesi'nde ise daha büyük bir Ermeni Kilisesi bulunurdu.[23] Cumhuriyet dönemi sırasında kilise yıkılıp yerine Merkez Bankası kurulmuştur. Latin Kilisesi de 1845 yılında Kuruköprü alanında inşa edilmiştir ve 1924'de müzeye çevrilmiştir.

2009 yılında Adana'yı ziyaret eden yabancı turist sayısı 81.736 dır.[26] Bunun %50'sini Almanlar, %23'ünü KKTC vatandaşları, %4'ünü Hollandalılar ve %3'ünü İngilizler teşkil eder. Gelen turistlerin 80.702'si Şakirpaşa Havaalanı'ndan, 1.034'ü Botaş Limanı'ndan giriş yapmıştır.

Şehirde turistik mekanlardan bazıları:

Adana Şehir Merkezi
Taşköprü (Justinianus Roma Köprüsü)
Adana Arkeoloji Müzesi
Adana Etnografya Müzesi
Atatürk Müzesi ve Evi
Bebekli Kilise (İtalyan Katolik Kilisesi)
Adana Bedesteni
Büyük Saat Kulesi
Yağ Cami (Ramazanoğulları)
Adana Ulu Camii (Ramazanoğlulları)
Tarihi Kazancılar Çarşısı
Akkapı Şeyh Cemil Nardalı Konağı

Adana Çevresi
Karatepe-Aslantaş Milli Parkı
Aladağlar Milli Parkı
Yumurtalık Lagünü Milli Parkı
Akyayan Gölü
Anavarza Antik Kenti ve Anavarza Kalesi
Comona (Şar) Antik Kenti
Misis Antik Kenti (Mopsuestia)
Misis Mozaik Müzesi
Magarsus Antik Kenti
Akören Kilisesi ve Antik Kenti
Ceyhan-Sirkeli Höyüğü Muvattali Kabartması ve Antik Kenti
Yılankale
Toprakkale
Kozan (Sis) Kalesi ve Manastırı
Kurtkulağı Kervansarayı
Acısu Kaplıcaları ve Haruniye Termal Suyu
Akçatekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum, Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ yaylaları
Ağyatan Kuş Cenneti ve Tuzla Gölü

Otelleri
Adana her ne kadar Türkiye'nin gelişmiş şehirlerinden biri olsa da otel bakımından fakir şehirlerinden biridir. Bu durum Adana'nın önemli bir eksiğidir.
Mevcut Oteller:

Büyük Sürmeli Otel (5*)
HiltonSA (5*)
Seyhan Oteli (5*)
Adana Sheraton Otel & Convention Center (İnşaat halinde) (5*)
Mavi Sürmeli Otel (4*)
Zaimoğlu Oteli (4*)
Erten Otel (4*)
Türkmen Hotel (Proje Aşamasında) (5*)
İbis Otel (İnşaat Halinde) (3*)
Çukurova Park Otel (4*)
İnci otel (4*)
Park Royal otel (4*)
Masel otel (4*)
Sedef Oteli (4*)
Hotel Bosnali (tarihi bina)

Sanat ve Kültür
Adana'daki ilk şehir tiyatrosu Osmanlı yıllarında, 1880 yılında, Ziya Paşa tarafından kurulan Adana Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Adana Şehir Tiyatroları'dır. Devlet Tiyatroları Adana Sahnesi ise 1981 yılından beri sanat severlere çeşitli temsiller sunmaktadır. Klasik müzik severler için kentteki en önemli kurum 1992'de kurulan Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası'dır. Orkestra her cuma akşamı ve her cumartesi sabahı büyükşehir belediyesi konser salonunda klasik müzik konserleri düzenlemektedir.

Altın Koza Film Festivali
Çukurova’nın ürünü pamuğu simgeleyen “Altın Koza Film Festivali” ilk kez 1969 yılında ‘Altın Koza Film Şenliği’ adıyla Adana Belediyesi ve Adana Sinema Kulübü öncülüğünde gerçekleştirildi. Türk Film Arşivi’nin katkılarını da yanına alan Altın Koza Film Festivali, o tarihten bu yana her yıl zenginleşen içeriği ile sadece Çukurova Bölgesi’nin değil, ülkemizin en önemli kültür – sanat etkinliklerinden biri oldu.

Şenlik, ilk kez düzenlendiği 1969 yılından itibaren Türk sinemasına verdiği ödüllerle destek olmaya başladı. İlk yıl, Metin Erksan, Kuyu filmi ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film dallarında Altın Koza'yı evine götürürken, Fatma Girik, Ezo Gelin ile En İyi Kadın Oyuncu, Yılmaz Güney, Seyyit Han ile En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine sahip olan ilk Altın Koza'lı sanatçılar oldu.

1973 yılına kadar Şenlik beş kez sinemaseverlerle buluştu. Ancak Altın Koza, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle onsekiz yıl sürecek bir suskunluğa gömüldü. 1992 yılında Adana Belediyesi, Adanalılar ve sanat dünyasından gelen "Altın Koza yeniden canlansın" talebini sonuçsuz bırakmayarak Şenliği, Türk sanat dünyasına yeniden armağan etti. Altın Koza, bu süreçte Adana kültür sanat yaşamındaki boşluğu doldurması gerektiğini düşünerek sinema şenliğini bir kültür sanat festivaline dönüştürdü.

Altın Koza Kültür ve Sanat Festivali, 1992'de düzenlediği Ulusal Uzun Film Yarışması'nın yanı sıra Türk Sineması'nın geleceğine de sahip çıktı. Festival, Öğrenci Filmleri Yarışması'nı da programına ekledi ve Türkiye'de ilk kez bu alanda yarışma düzenleyen Festival oldu. Altın Koza Kültür ve Sanat Festivali ayrıca resim, tiyatro, müzik, fotoğraf ve düşünsel çalışmaları Adanalı sanatseverlerin beğenisine sundu.

1998'de Adana depremine duyarsız kalamayan Büyükşehir Belediyesi Yönetimi o yıl Altın Koza bütçesini depremzedeler için kullanarak Festivali düzenlememe kararı aldı. 1999'da ise Marmara depremi nedeniyle ülkede ulusal yas ilan edilmesi sonucu Festival gerçekleştirilemedi. Festival bütçesi o yıl da Marmara depreminden zarar gören depremzedelere aktarıldı.

1999 yılı itibariyle Altın Koza yıla yayılan kültür sanat etkinlikleriyle devam etti. 7 yıllık aradan sonra 12. Altın Koza Film, Kültür ve Sanat Festivali 2005 yılında 31 Mayıs–05 Haziran tarihleri arasında yapıldı. 2005 yılından bu yana kesintisiz devam eden Festival, programına eklediği ‘Dünya Sineması’ ve ‘Akdeniz Filmleri Seçkisi’ ile uluslararası kimliğe bürünmüş ‘Akdeniz Ülkeleri Uluslararası Kısa Film Yarışması’ ile de bu kimliğini pekiştirmiştir.

Altın Koza Film Festivali, Akdeniz Ülkeleri’nin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’nden Japonya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinden filmi, sektörün her alanında görev yapan sinema profesyonelini konuk eden bir sinema platformu haline gelmiştir.

Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali
1998 yılından itibaren her yıl Sabancı Vakfı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Devlet Tiyatroları işbirliğiyle düzenlenen Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali çerçevesinde çok sayıda yabancı ve yerli tiyatro topluluğu oyunlarını sergilemektedir.

Her yıl düzenlenen ve 1 ay süren tek milletlerarası festival olma özelliğine de sahip festival süresince sergilenen oyunları 20.000'e yakın tiyatrosever izlemektedir. Festival programındaki oyunlar 2005 yılına kadar sadece Adana'da sergilenirken, bu oyunların bir bölümü 2005 yılından beri İstanbul'da Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi'nde de sahneye konmaktadır.

Sağlık
Adana'da birçok kamu ve özel hastahane ve poliklinik sağlık hizmetlerini yürütmektedir. Bunların başlıcaları aşağıdaki gibidir.

Acıbadem Hastahanesi
Adana Asker Hastahanesi
Adana Devlet Hastahanesi
Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesi
Başkent Üniversitesi Kışla Hastahanesi
Başkent Üniversitesi Seyhan Hastahanesi
Başkent Üniversitesi Yüreğir Hastahanesi
BSK Metropark Hastanesi
Can Hastahanesi
Çocuk Hastanesi
Çukurova Devlet Hastahanesi
Çukurova Göz Hastahanesi
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastahanesi
Galeria Kulak Burun Boğaz Hastahanesi
Göğüs Hastahanesi
Kadın Doğum Hastahanesi
Maya Göz Kliniği
Metro Hastahanesi
Numune Eğitim ve Araştırma Hastahanesi
Ortadoğu Hastahanesi
Ortopedia Hastanesi
Özel Adana Hastahanesi
Seyhan Uygulama ve Eğitim Hastahanesi

Eğitim ve Öğrenim
Günümüzde Adana'da 514 okul öncesi eğitim kurumunda 19,644 öğrenci ve 720 ilköğretim okulunda 324,288 öğrenci eğitim görmektedir. [17] Şehirde ayrıca 121 genel ve 100 meslek lisesi bulunmakta olup, bu liselerde toplam 119,000 öğrenci eğitim hayatını sürdürmektedir.

Ayrıca Adana'da önlisans ve lisans düzeyinde üniversite öğrenimi gören kişi sayısı 27,136 kişidir.

Şehirde bulunan 17 halk kitaplığından her sene 400,000 ila 500,000 kişi faydalanmaktadır.

Adana'da Çukurova Üniversitesi yükseköğrenim hizmeti vermektedir.

Ayrıca Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi kurulması içinde gerekli çalışmalar başlatılmıştır.

Adana Mutfağı
Dünyanın en önemli mutfaklarından biri olarak kabul gören ve geleneksel Türk ve Akdeniz Mutfağının birçok özelliğini içerisinde barındıran Adana mutfak kültüründe; acı, ekşi, narenciye, deniz ürünleri, zeytinyağı ve yeşillikler sıkça kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nda et oldukça önemli bir malzemedir ve mutfak ürünlerinin çoğunda et kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nın en ünlü yemeği tabiki lezzetiyle bağımlılık yapan, dünyaca meşhur Adana Kebap'tır. Kebap, genellikle bol salata çeşidinin yanı sıra yanında şalgam ile tüketilir. Son yıllarda Adana Kebabı Adana Ticaret Odası tarafından tescillenmiş ve restaurantlarda Adana Kebabı olarak kebap satılmasına çeşitli hijyen ve lezzet standartları getirilmiştir.

Adana Mutfağı'nın diğer ünlü yemekleri ise şunlardır:

Analı Kızlı
Kabak Çintme
Şalgam suyu
Karakuş Tatlısı
Bici Bici (nişasta ile yapılan tatlı)
Karsambaç (buzlu tatlı)
Yüksük Çorbası
Kısır
Mahluta çorbası
Sıkma

Spor
Şehir iki tane güçlü takım bulunmaktadır. Bunlardan biri Adana Demirspor diğeri Adanaspor A.Ş.'dur. Adanaspor şu anda Bank Asya 1.Lig'de, Adana Demirspor ise Spor Toto 2. Lig'de mücadele etmektedir. Her iki takımın da maçları 1938 yılında hizmete açılan 17.000 seyirci kapasiteli 5 Ocak Stadyumu'nda oynanmaktadır.

Şehrin basketbol kulübü olan Botaşspor, Türkiye Ligi Şampiyonu, Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonu ve Türkiye Kupası Şampiyonu olmuştur. Bir çok defa Avrupa'da Türkiye'yi temsil etme başarısı gösteren Botaşspor Avrupa Kupası Finalisti olarak Avrupa da final oynayan ilk Türk takımı olmuştur. Adana'nın bir diğer basketbol kulübü ise Adanaspor'un basketbol şubesidir. Türkiye Basketbol 2. Liği'nde mücadele etmektedir.

1938 Yılında Adana Belediye başkanı Turhan Cemal Beriker ve Beden Terbiyesi Böge Müdürü Rıza Salih Saray'ın girişimleri ile Adana'da Yüzme Havuzu'nun yapılması için karar verilmiştir.1939 yılında yapılan Atatürk Yüzme Havuzu'nun açılmasıyla birlikte Adana'nın su sporundaki büyük başarılarıda gelmeye başlamıştır.

Özellikle Adana Demirspor Kulübü Yüzme ve Sutopu takımı Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük sutopu oyuncusu Muharrem Gülergin'in önderliğinde 17 yıl hiç yenilmeden ,22 yılda tek mağlubiyet alarak Toplamda 29 defa Türkiye şampiyonu olmuştur.Bu takım İstanbul ve bütün Türkiye'de "Yenilmez Armada" olarak anılmıştır.

Atatürk Yüzme Havuzu'nda yetişen sporcular yüzmenin her branşında ve her mesafede sayısız Türkiye rekorları kırmışlardır. Manş denizini bir çok ülke sporcuları yüzerek geçmiştir. Ancak rekor Adana Demirsporlu Erdal Acet'indir. Manş'ı ilk kez hem de bütün zamanların en iyi derecesi ile geçen Erdal Acet ayrıca 5 kez milletlerarası İstanbul maratonunu kazanmıştır.

Kardeş şehirler
 Moscow Rusya
 Cordoba İspanya
 Bremerhaven Almanya
 Saint Petersburg Rusya
 Livorno İtalya
 Üsküp Makedonya
 Ulan Batur Moğolistan
 Çimkent Kazakistan
 Mağusa Kıbrıs

 
 
 
EDİTÖR
Hüseyin BAYRAK
Hüseyin BAYRAK
Başkanların tasfiyesi
YAZARLAR
Yüksel MERT

Sibel ÜSTTEKİ
Sibel ÜSTTEKİ
Toplumuzda Kadın Olmak

KONUK YAZARLAR
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Firavun’un İmanı

Fuat TÜRKER

Geçerli bir anket yok!

 
İLETİŞİM

İSTATİSTİK
Aktif Ziyaretçi: 
1793
Bugün Gelen: 
24148
Toplam Ziyaretçi: 
258243411


Copyright © 2005 - 2016 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
ADANA HABER  İHA Resmi abonesidir. Adana Kız Yurdu, Adana Elit Apart Kız Yurdu, Adana Apart, Adana Kız Öğrenci Yurdu, Sarıçam'da Kız Öğrenci yurdu, kız apart

Bu Sitenin Programlanması
tarafından yapılmıştır.