05:28:20 / 21.10.2018 
Gençlerbirliği: 0 - Adanaspor: 0   |   Uyuşturucu tacirlerine dev operasyon   |   Muhtarlardan Vali Demirtaş'a ziyaret   |   FETÖ zanlıları adliyeye sevk edildi   |   Lezzet Festivali'ne 'kebap' damgası   |   Askerlerin şakası ölümle bitti   |   Vali Demirtaş'tan kerestecilere ziyaret   |   Sebze ve meyve sektörü ATB'de buluştu   |   Aranan hükümlü polisten kaçamadı   |   Hem alkollü hem ehliyetsiz   |  
ANA SAYFA
   Adanahaber Özel
   Adana Güncel
   Ulusal Gündem
   Bölge Haberleri
   Ekonomi
   Dünya
   Siyaset
   Spor
   Sağlık
   Polemik
   Eğitim
   Bilim - Teknoloji
   Dini Hayat
   Kültür & Sanat
   Medya - Makale
   Künye
   Adana Tarihçesi
   Linkler
   Adana Protokol
   Video Galeri
Foto Galeri
Arşiv Arama
Tüm Haberler
ÇOK OKUNANLAR
İşte Adana'nın milletvekilleri
Erdoğan, Adanalılara seslendi
Dolmuşta feci ölüm
Adanalılar bu binaya çözüm istiyor
Kavgayı ayırmak isterken vuruldular
Durak'tan Bahçeli'ye sert serzeniş!
MHP'nin adayı yeniden Sözlü
Dolmuşta sivil polis var
Adana'da olaylı gece
İş adamının sır intiharı
 ÇOK YORUMLANAN
MHP'nin adayı yeniden Sözlü
Başkan Sözlü'den adaylık açıklaması
Durak'tan Bahçeli'ye sert serzeniş!
Sözlü yaklaşan seçimleri değerlendirdi
Dolmuşta sivil polis var
Sözlü'den 'Cumhur İttifakı' çıkışı
MHP'den 'askıda ekmek' seferberliği
Sarıçam Platformu'ndan Erdoğan'a teklif
Sözlü'den Ak Parti ve CHP'ye ilginç cevap
Toplu taşımada nakit ödeme kalkıyor

EMAİL ADRESİNİZ

Google
Web adanahaber
Abdurrahman DİLİPAK
Şikâyetname!
Abdurrahman DİLİPAK   -    www.yeniakit.com.tr

Bu benim için zor bir yazı oldu. Kaç kez sildim, yeniden yazdım, yumuşattım. Dudaklarımı ısırdım, elim titredi, utandım. Öfkelendim. Sonunda kuşa çevirdim. Buyurun sonuç bu:

Eba Müslim Horasani’nin o malum sözlerini tekrar hatırlatmak isterim: Onlar dostlarını uzaklaştırıp, düşmanlarını dost edindiler. Düşmanları dost olmadı, ama dostlarını geri kazanamadılar ve yıkılmaları mukadder oldu! 

Beni ya da benim gibi düşünenleri dışlayıp, Rothchild’leri McKinsey’gilleri dost edinenler, bir gün bazı gerçeklerin farkına vardıklarında çok geç olabilir. 

Hiç kimse la yüs’el değildir. Peygamberler dışında kimse masum da değildir. İstişare ayeti savaş şartlarında nazil oldu. Hem de Resulullah’ın ilk görüşü dışında bir görüş üzere karar verildiği halde. Kur’an-ı Kerim yapılan işi doğruladı.

Sahi ne oldu bize!. Siyasete soyunan kardeşler (Allah onları ve beni affetsin) siyasetin en temel “edeb”i olan, “düşman”a karşı “celadet” ve “cesaret”, “mazlum” ve “dost”lara, sıradan insanlara karşı “hilm” ve “tevazu” elbisesini giyinmeliler. Ne demişti Edeb-Alî, Osman Gazi’ye: “Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hüsnüzan sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.” “Milli” ve “Yerli” olmak için önce bu “alîedeb” şart. 

Bu ahlakla ahlaklanmayanların oralarda işi ne o zaman!

Kuraldır: “Basın mensupları, kanaat önderleri, sivil sözcülerin genişletilmiş eleştiri hakkı, siyasilerin ve bürokratların artırılmış tahammül yükümlülükleri vardır.”

Ben darbe dönemlerinde darbecilere karşı bu sözlerle kendimi ve toplumu savundum. Kadere bakar mısınız, bugün bu sözleri kime söylemek durumunda kalıyorum. Birileri bazı gerçekleri unutmuş olabilir mi? Beni bilen bilir, birilerine olan, bırakın eleştirimi, düşmanlığım bile beni onlar için inşallah adaletsizliğe sevketmez! Kızsam da doğru söz ve işlerini desteklerim. Hele hele öyle, kişiler üzerinden kurum ve topluluklara karşı adaletsizlikten Allah’a sığınırım. Ben yaklaşık 50 yıldır, Hakk’ın ve halkın, atanmamış ve seçilmemiş sözcüsüyüm, onların gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olmaya çalışıyorum. Biri benim ismimin üzerini çizmek istiyorsa, çizsin, umurumda değil, hiç olmadı, olmayacak da. Ben bu işe destek verirken ne siyasi bir talebim oldu, ne memuriyet istedim ve de menfaat kapısı olarak kullandım bu kapıyı. 

Bazı AK Partili belediyelerde, bazı bakanlıklarda, kamu kuruluşlarında birilerinin adamı olmadığı, olanlara göz yummadığı için baskıya uğrayan, tehdit edilen, taciz edilen bir sürü eleman var. İftira ediyorlar. Tecrit uyguluyorlar. Hiçbir iş verilmeden bankamatik memura dönüştürülen personeller var. Kimi bakanla, kimi başkanla tanış diye kendini konumlandırıyor. Kiminin arkasında milletvekilleri var. Sırtını dayadıkları biri var işte. Birini orada istemiyorlarsa, ya da kendi cemaatlerinden birini getireceklerse, tıpkı FETÖ’cüler gibi sürekli soruşturma açarak caydırmaya, yıldırmaya çalışıyorlar. Sorumlusu olmadığı işlerden dolayı suçlanıyorlar, zimmet çıkartılıyor.Yargıya da gidemiyorlar. Niye, partiye zarar verirmiş.. Sendika da çaresiz, onlar da sorun çıkartmak istemiyor. Avukat kendi partisine karşı dava açmak istemiyor. CHP’li avukat mı tutsunlar. Bu tür haksızlıklara uğrayanlar artık MHP’li sendikalara gidiyorlar. 

Mesai dışında TÜGVA’da çalışanı da var, annesi AK Parti Kadın Kollarında çalışanı da bunlardan. Ben de her şeye rağmen mücadele, sabır diyorum. “Urvetül Hasene / Güzel bir örnek” olmak zorundayız. Ankara’da bir yerlere haber veriyoruz, bir ilerleme olmuyor. Merkezdekiler de hayali, gerçek dışı suçlamalarla işi savsaklıyorlar. 

Bunlar oluyor da, insanlar davasından vazgeçiyor mu? Bazıları dökülse de, genelde hayır. Üzülüyorlar ama hep bir umutla bekliyorlar. Sabırla direniyorlar. Bu gençler artık daha fazla kurda kuşa yem edilmese. 

Bakın FETÖ hakkında bana bilgi getiren ve benim savcılıklara, Ankara’ya ulaştırdığım kaç kişi sudan bahanelerle görevlerinden uzaklaştırıldı, haklarında davalar açıldı. Hâlâ davası devam edenler var. Ama bunlardan hiç biri mahkûm olmadı.

Değil mi ki, sonunda Allah’ın dediği olacak, ne gam!. O bizi sabredenlerden, şükredenlerden ve direnenlerden bulacak. Herkes yaptıklarının hesabını verecek elbette bir gün! Kimse rızkından az ya da çok yiyemez. Ecelinden sonra ve önce de ölmez. Bu insanlar için olduğu gibi örgütler için de böyle.

Bizimkisi de dert mi, ben durumu daha beter olan Ankara’da CERN’de doktorasını yapmış atom fiziği uzmanı tanıyorum. Sorarsanız DDK Başkanında dosyası var.

Bizim Akit TV’de Tıbbı Nebevi programı yapan Dr. Muammer Yıldız bir-iki olay anlattı, utancımdan yerin dibine girdim. Bu birileri var ya, o birileri, “ısırıcı melikler”in torunları, Belam’ın, Şeddat’ın, Karun’un mirasçıları bunlar. Bunların itibar görüp, başkalarını ezip geçtikleri mekânlardan “rahmet melekleri” uzaklaşır ve “azab melekleri” gelir.

Reis be, biliyorum “yalnız” adamsınız, kalabalıklar içinde yapayalnız. Sizin güvendiklerinizden bazıları güveninizi kötüye kullandı ve sizin adınızı kullanarak çirkin işler yaptılar. Sizin için dua ediyorum ki, Allah sizi bunların şerrinden emin eylesin.. Bunların bazıları tam da, “Vay o namaz kılanların haline” diye başlayan ayetin muhatabı olan bir ahlak zafiyeti içinde. Bazıları tarikat iltisaklı görüntüde. Rivayet olunur ki; KarunHz. Musa ve Hz. Harun’dan sonra Tevrat’ı en iyi bilen kişi idi. 

Biliyor musunuz, hani 28 Şubat’ta evim haczedilmişti ya, şu Güven Erkayadavasında. AİHM “dostane çözüm” için çağrı yapmıştı. Allah razı olsun, siz Davutoğlu’nu arayıp, “çözün bu işi” demiştiniz. Emine hanım da evimize gelip destek vermişti. Sonra ne oldu biliyor musunuz, Davutoğlu bizi AB işlerinden sorumlu bir daire başkanına yönlendirdi. (O zat yakın zamana kadar Güney Afrika’da büyükelçi idi.) Sembolik bir tazminatla davanın sonlandırılması konusunda bir belge imzalamamızı istedi. Avukatım Salih Döğücü ile “olmaz” dedik. O iş öyle kaldı. AİHM’den aldığımız kararla yargılamanın yenilenmesi yoluna gittik, Yargıtay, tashihi karar derken 2017 sonunda evimi geri alabildim. Yargılama gideri ve manevi tazminat için Adalet Bakanlığı da sembolik bir tazminat ödedi. 16 yıl sonra davam sonuçlanabildi. Bana verilen tazminatın, bu hatalı kararın sorumlularından tahsili için “rücu” talep ettik, ama o da gerçekleşmedi. Size tekrar tekrar bu konuyu iletmek istemedim, ama işler böyle oluyor.. 

Benim yaşadıklarım çok sıradan şeyler. Güler geçerim. Şimdi dert edindiğim için, ya da şikâyet babında değil, benim kendi ailemde yaşadıklarımdan sadece basit birkaç küçük örnek, misal olsun diye yazıyorum. Başka insanların dertlerini dinleyince aslında bunları yazıyor olmam bile bana ağır geliyor.

Anlatılacak daha o kadar çok şey var ki! Bunları geçtim, benim için dert değil. Ben bu yola çıkarken bunların hepsini göze alıp çıktım. Sadece siz bilin istedim. Başkalarının yaşadıkları benim yaşadıklarımla kıyas bile edilemez.

Size ulaşamayan her seviyeden ve her yerden, her kesimden birçok insan beni hep size ulaşmak için bir “kapı” olarak gördü. Böyle bir “kapı” yoktu aslında. Bunu onlara söyledim. Yardımcı olabildiğim kadar olmaya çalıştım. Kimi zaman, doğrudan idareden birilerini aradım, kimi zaman Hasan Doğan, kimi zaman Yalçın Topçu, kimi zaman DDK üzerinden size mesajlar ulaştırmaya çalıştım.. Herkes çok yakın iletişim içinde olduğumuzu sansa da bir yıldır konuşmak için hiç fırsat olmadı. Oysa anlatmam gereken birçok olay vardı.

Derdim şu: Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir. Benim katlanmak zorunda olduğum güçlükler bir başkası için baht kaynağı olsun, emsal ve örnek teşkil etsin diye bunları yazıyorum. AK Parti, içindeki AKP’lilerin sırtına yüklediği bu kamburdan kurtulmadan rahata kavuşmayacak. Bu etrafınızdaki menfaatperest, laf dinlemez siyaset ve bürokrasi bezirgânlarından yakanızı kurtarmazsanız, Allah’ın yardımı bize ulaşmaz. “İçimizdeki beyinsizler” yüzün bir helak gerçekleşebilir. “Allah o zaman işlerimizi sarp dağlara sardırır”.

Talut – Calud’u hatırlayın. İçimizden çoğu o “içme” denilen “zehirli su”dan kana kana içtiler. Şimdi tevbe zamanıdır. Şimdi Davud’un sapanını ele alma zamanı. Geç kalmadan.

Şikâyet değil, ama siyasette olması gerekenler üzerine yarın da yazmaya devam edeceğim. Daha yazacak çok şey var zira. 

Selam ve dua ile.

Bu yazı 697 kez okunmuştur.
Arkadaşıma Gönder
Yorum Ekle
Yazdır
 
Yazarın Daha Önceki Yazıları

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ADANAHABER veya adanahaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Nadir tarafından 19.10.2018 18:24:37 tarihinde yazılmış
Sayın dilipak.. Halfetili Bahçelinin halasının oğlumusun. Köken aynı mıdır.. Sosyal medyadaki iddialar doğrumudur. Türk milliyetçiliğini bahçeli.. Türk islamınıda siz mi kontrol edip yönlendirmektesiniz..

Nadir tarafından 11.10.2018 06:54:37 tarihinde yazılmış
AKP örgütünün kurucu üyelerinden birisin. ERBAKAN sizin ciyerinizi bilirdi. AKP örgütünün kuruluşunda beyin cimnastiği yapan 10 kişiden biriydiniz. CİA ve MOSSAD ile oturup temel felsefeleri belirlediniz. MERAL AKŞENER ' i de davet ettiniz. O geldi baktı AKP nin Türk-İslam felsefesine ihanet eden bir örgüt olacağını gördü ve ayrıldı. Muhsin YAZICIOĞLU ise AKP ekibini ihanet ile suçlayarak ve tartışarak terketti. Bedelini dağbaşında ruhunu teslim ederek ödedi. . FETÖ sizin akıl hocanızdı. AKP nin TAAA ozamandan belliydi TÜRK-İSLAM felsefesine bir ihanet örgütü olduğu belliydi. KORKU İMPARATORLUĞU devam ediyor. Zulum ilel ebed devam etmez. DÖKÜLSEN de bir fayda etmez. Bu pislik temizlenmez. Yahudiler gibi Günahı KEÇİYE yükleyip uçurumdan da atsanız ÇARESİZ siniz. ERMENİ kökenli İNÖNÜ bile sizin kadar İSLAMA ZARAR VEREMEDİ.

TUZLALI tarafından 11.10.2018 01:00:32 tarihinde yazılmış
Biyografisin de yazmıyor ama bu zat-ı muhterem her siyaset dalında oynadı düziçi ülkücü bilir Önce solcu Che guavera parkalı sonra Yeni devir gazetesi 80 sonrası bilderberg çi parkayı da orada unuttu Birkaç dalda oynadıktan sonra akp nin kuruluşunda arka planda oldu daha sonra açılım ihaneti içerinde La akil grubunda sonra istedikleri olmayınca isyan Vah canım benim yazık sana öptüler mi.Yeni bir dal yok kimse sana yüz vermez unut git yat..

Nadir tarafından 10.10.2018 17:34:55 tarihinde yazılmış
Sayın site editörü yorumu sakıncalı bulup yayınlamadınız. DİLİPASK ın bu TİMSAH GÖZYAŞLARI ..

 
 
 
EDİTÖR
Hüseyin BAYRAK
Hüseyin BAYRAK
Sapık linçleri doğrumu?
YAZARLAR
Yüksel MERT

Elif NİSA

Metin DOĞRUYOL
Metin DOĞRUYOL
Avrupa Vahşidir

KONUK YAZARLAR
Kübra Sezen DORA

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Garp Yokuşunda Dindarlar

ALINTI YAZARLAR
Abdurrahman DİLİPAK
Abdurrahman DİLİPAK
Şikâyetname!

Geçerli bir anket yok!

 
İLETİŞİM

İSTATİSTİK
Aktif Ziyaretçi: 
2145
Bugün Gelen: 
10093
Toplam Ziyaretçi: 
291836200


Copyright © 2005 - 2016 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
ADANA HABER  İHA Resmi abonesidir. Adana Kız Yurdu, Adana Elit Apart Kız Yurdu, Adana Apart, Adana Kız Öğrenci Yurdu, Sarıçam'da Kız Öğrenci yurdu, kız apart

Bu Sitenin Programlanması
tarafından yapılmıştır.